15 Şubat 2011 Salı

Bu şarkılar da olmasa...

Ölüm… Sizler için bitiş olmuştur hep. Ben ve benim gibilerinse kalbine saplanan her hançerde tattığı zemheri… Ölümden sonra hayat var mıdır diye sorar insan yaşadığı hayallerinden yoksun,düzenin dayattığını nefes alma eylemini hayat zannederek. Hani derler ya, öleceği vakit hayat insanın gözünden bir film şeridi gibi geçermiş odur belki yaşadığım. Öyle bir hal ki bu, marketten ucuza alınmış bir şarap gibi. Buruk, içimi ürperten ve zaman zaman midemi kaldıran. Tüm bunlara rağmen huzurlu bir dokunuş düşünmemi engelleyen. Şeytan bunu söylese de bana bu sefer değil… Düşünmek, düşmek hatta ölmek istiyorum. Düşünüyorum kaç kere öldüm sayısını bile hatırlamazken eski bir şarkı çalıyor. Hissediyorum bir an. Garip. Tıpkı İstanbul sokaklarında gezerken genzimdeki egzoz tadını temizleyen tatlı bir yağmur misali birkaç damla yaş akıyor. Artık biliyorum. Zemheri ayazı da olsa hissettiğim hissetmek her şeye değer…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder